HAFTALIK GÜNDEM

Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı yürüyüş, CHP’nin bildik siyaset dışı arayışlarının yeni bir versiyonudur. Provokatif amaçlıdır. Nasıl gezide ağaç bahane idiyse, bu yürüyüşte de Enis Berberoğlu bahanedir. Eylemin çok önceden planlandığı ve hazırlık yapıldığı açıktır. Eylemle hem iç karışıklık çıkarmak, hem Kılıçdaroğlu’yla birlikte CHP’nin adeta FETÖ’nün siyasi karargahı haline dönüştüğü gerçeğini örtmeye çalışmak, hem de batıda Türkiye aleyhine yeni bir atmosfer oluşturmak gibi çok yönlü maksatlar hemen sırıtıyor.

CHP, Berberoğlu’nun mahkumiyetiyle büyük bir panik içine düşmüştür.

Herkes biliyor ki, Kılıçdaroğlu, kasetle genel başkan olduğu günden beri,

siyaseten bir şey üretmek yerine FETÖ’nün tezlerinin siyasi sözcülüğüyle yetindi. FETÖ kulaklarına ne üflediyse onu söylediler. Meclis kürsülerinde bol bol FETÖ mamulü tapeler okudular.

FETÖ’ye kanarak hükümete ve Cumhurbaşkanımıza sürekli ömür biçtiler. “Yakında neler neler olacak, Tayyip kaçacak” dediler. “Bu hükümet baharı göremez” dediler, “kışı göremez” dediler, “sonbahara çıkmaz” dediler.

FETÖ’nün her yalanını, her iftirasını her komplosunu  desteklediler, yaydılar, köpürttüler. Bir FETÖ kumpası olan 7 Şubatı, 17-25 Aralık’ı hararetle desteklediler. FETÖ ve yayın organlarıyla dayanışmaya girdiler. Zaman ve Bugün gazetelerine hararetle destek verdiler.

Halk TV vb CHP medyası da sürekli FETÖ mensuplarını ekranlarda konuşturdular.

CHP, 249 insanımızı şehit eden 15 Temmuz darbe girişiminden sonra da tutumunu değiştirmedi.

Pensilvanya taktiği olan “15 Temmuz kontrollü darbedir, tiyatrodur” türü söylemlerle sürekli FETÖ davasını sulandırmaya, itibarsızlaştırmaya çalıştılar.

CHP Berberoğlu kararının nesine karşı çıkıyor? Hangi eylemin gazetecilik, hangi eylemlerin casusluk olduğu yasalarda nettir. MİT tırları ihanetinde her şey ortada. Gazetecilik kisvesiyle FETÖ ile nasıl yakın paslaşma içine girildiği de ortada.

Amaçları neydi? Amaçları Türkiye aleyhinde “DEAŞ’e yardım ediyor, teröre yardım ediyor” imajı oluşturarak ülkemizi uluslararası baskı altına sokmak.

Bugünlerde Katar’a yapılanın daha ağırına Türkiye’nin maruz kalmasını sağlamak. Mümkünse Erdoğan’ı uluslararası mahkemelerde yargılatmak vs vs. Kısacası hainlik. Evet bunun adı vatana ihanettir.

Bunu ister FETÖ üyesi sıfatıyla, isterse “Düşmanımın düşmanı dostumdur” mantığıyla FETÖ ile dayanışarak, işbirliği yaparak yapın, sonuç değişmez.

Casusluk casusluk, ihanet ihanettir.

CHP yönetimi ikide bir de “FETÖ’nün siyasi ayağı kim” diye soruyor.

Sizsiniz!

Ben de  Kılıçdaroğlu’na soruyorum:

Ne oldu Ahmet Keten ile Ahmet Caner Yenidünya’nın durumları?

İkisi de FETÖ elemanı oldukları gerekçesiyle 672 Sayılı KHK ile üniversitelerdeki görevlerinden alındılar.  Ama halen CHP’deki görevlerine devam ediyorlar.  Hem de bu isimler CHP’de PM üyesi. En yüksek karar organındalar. 

Kılıçdaroğlu, parti içindeki tepkilere rağmen onları koruyor, kolluyor; görevden almamakta direniyor.  Neden acaba?

Yine geçtiğimiz hafta Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’den tutuklu danışmanının ByLock yazışmaları tespit edildi. Niye tek kelime etmiyor?

Yaşanan tüm bu gelişmeler FETÖ’nün siyasi ayağının kim olduğunu gösteriyor.

CHP önce FETÖ ile geliştirdikleri bu ilişkilerin hesabını versin milletimize.

Sadece Berberoğlu mu? CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu AB’ye mektup yazarak Türkiye’nin daha fazla sıkıştırılması gerektiğini söylüyor.

CHP Milletvekili Aytuğ Atıcı ise, “Katar’ın teröre destek verdiği belli. Türkiye ile iyi bir para trafiği de var. Acaba Türkiye üzerinden terör örgütlerine yardım mı yapılıyor?” diyebiliyor.

Bir insan, parlamentosunda olduğu, bu milletin vergileriyle maaş aldığı kendi ülkesine bu kadar yabancı, hatta düşman gibi nasıl davranabilir?

Bir kere daha söylüyorum; Enis Berberoğlu bahanedir; CHP, adeta FETÖ’nün siyasi ayağına dönüştüğü gerçeğini gözden kaçırmaya ve 15 Temmuz’dan rövanş almaya çalışıyor.

Başbakanımız Yıldırım, Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşüyle ilgili ne güzel söyledi:

“15 Temmuz’da meydanlara inmeyenler, şimdi tutmuşlar Ankara'dan İstanbul'a yürüyorlar. Yürüyeceksen, darbelere karşı yürüyeceksin.”

Nokta.

DİĞER GÜNDEM YAZILARI
01.05.2017
10.04.2017
02.11.2015
18.01.2016
07.12.2015
27.07.2015
13.07.2015
01.06.2015
08.02.2015
DOĞRU BİR FİKRİN ÖNÜNDE DURABİLECEK HİÇBİR ENGEL YOKTUR
DR. SELİM TEMURCİ
AK PARTİ İSTANBUL İL BASKANI
Her hakkı saklıdır. © Selim Temurci 2015